10. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı, 12-13 Mayıs 2026 tarihlerinde Ankara ATO Congresium’da gerçekleştirildi. “Geleceği Birlikte Şekillendiriyoruz: Herkes İçin Sürdürülebilir İSG” mottosuyla düzenlenen konferans; kamu, akademi, iş dünyası, sendikalar, uzmanlar ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturdu.
Konferans, iş sağlığı ve güvenliğinin artık yalnızca yasal zorunluluk değil; üretim kalitesi, çalışan sağlığı, kurumsal itibar ve sürdürülebilirlik açısından stratejik bir konu olduğunu bir kez daha gösterdi.
Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği alanı son yıllarda çok daha geniş bir bakış açısıyla ele alınıyor. Eskiden daha çok “yasal zorunluluk” olarak görülen İSG uygulamaları, bugün işletmeler için doğrudan verimlilik, sürdürülebilirlik, çalışan bağlılığı ve marka itibarıyla ilişkilendiriliyor.
Konferansta öne çıkan ana mesajlardan biri şuydu: İş kazalarını azaltmak için sadece ekipman almak yetmez; doğru eğitim, doğru denetim, doğru kültür ve doğru uygulama birlikte yürümelidir.
Çalışanın sağlığını merkeze alan, kazayı olmadan önce önlemeyi hedefleyen yaklaşım öne çıktı.
Yapay zekâ, veri analizi, sensörler ve dijital denetim sistemleri İSG’nin yeni gündemi oldu.
Yangın, kapalı alan, yüksekte çalışma ve kimyasal riskler daha bütüncül şekilde ele alındı.
Güvenli üretim, sürdürülebilir çalışma ortamlarının temel parçası olarak değerlendirildi.
Konferansın en güçlü başlıklarından biri, iş sağlığı ve güvenliğinin geleceğinin insan odaklı yaklaşımlarla şekilleneceği oldu. Artık işletmeler için en önemli soru yalnızca “hangi ekipman kullanılmalı?” değil; aynı zamanda “çalışan bu ekipmanı doğru kullanıyor mu, riskleri biliyor mu, işletme güvenlik kültürünü gerçekten sahipleniyor mu?” sorusu haline geldi.
İSG dünyasında dijitalleşme artık uzak bir gelecek değil. Risk analizlerinin dijital sistemlerle yapılması, saha denetimlerinin mobil uygulamalarla takip edilmesi, çalışan davranışlarının veriyle analiz edilmesi ve yapay zekâ destekli erken uyarı sistemleri yeni dönemin önemli başlıkları arasında yer aldı.
İSG’de yeni yaklaşım artık “kaza olduktan sonra raporlamak” değil, kaza olmadan önce riski fark etmek ve önlem almak üzerine kuruluyor.
Kapalı alan çalışmaları Türkiye’de en kritik iş güvenliği başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Rögar, kanalizasyon, tank, silo, kuyu, arıtma tesisi ve benzeri alanlarda yapılan çalışmalarda görünmeyen tehlikeler büyük risk oluşturuyor.
Bu alanlarda özellikle gaz ölçüm cihazları, tüplü solunum setleri, motorlu solunum sistemleri, tripod sistemleri ve kurtarma ekipmanları hayati önem taşıyor.
Yüksekte çalışma, konferansın en önemli teknik gündemlerinden biri olarak değerlendirilebilir. İnşaat, enerji, bakım-onarım, fabrika, rafineri ve endüstriyel tesislerde yüksekte çalışma süreçleri her geçen yıl daha profesyonel sistemler gerektiriyor.
Bu nedenle yüksekte çalışma ekipmanları, paraşüt tipi emniyet kemerleri, karabinalar, halat tutucular, yaşam hattı sistemleri ve kurtarma çözümleri işletmeler için sadece ürün değil, doğrudan hayat kurtaran güvenlik yatırımlarıdır.
Konferansın ruhuna uygun olarak yangın güvenliği konusu da yalnızca yangın tüpü bulundurma düzeyinde değil; risk analizi, tahliye planı, eğitim, tatbikat, ekipman seçimi ve acil durum organizasyonu açısından ele alınmalıdır.
Özellikle üretim tesisleri, depolar, kimyasal alanlar, elektrik panoları ve batarya kullanılan işletmelerde yangın riski çok daha sistematik şekilde yönetilmelidir.
10. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı, sektör için yalnızca bilgi paylaşımı yapılan bir etkinlik olmadı. Aynı zamanda işletmelere şu mesajı çok net verdi:
Güvenli çalışma ortamı kurmak, işletmeler için maliyet değil; üretimi, insanı ve itibarı koruyan stratejik bir yatırımdır.
Bu bakış açısı özellikle sanayi kuruluşları, OSB’lerde faaliyet gösteren işletmeler, depolar, lojistik firmaları, belediyeler, inşaat firmaları ve üretim tesisleri için büyük önem taşıyor.
İş sağlığı ve güvenliği alanında doğru ürün seçimi, en az yasal mevzuat kadar önemlidir. Çünkü yanlış seçilmiş bir maske, uygun olmayan bir emniyet kemeri, kalibrasyonu yapılmamış bir gaz ölçüm cihazı veya standardı karşılamayan bir iş ayakkabısı sahada ciddi sonuçlar doğurabilir.
Propazar olarak iş güvenliği ekipmanlarında yalnızca ürün tedariki değil; doğru kategori, doğru kullanım alanı, doğru standart ve doğru yönlendirme anlayışını önemsiyoruz. İşletmelerin ihtiyaç duyduğu KKD ve güvenlik ekipmanlarını seçerken risk türü, çalışma ortamı, mevzuat gereklilikleri ve kullanıcı konforu birlikte değerlendirilmelidir.
Emniyet kemeri, karabina, halat tutucu ve yaşam hattı çözümleri
Konferansın genel havası şunu gösteriyor: Türkiye’de İSG sektörü önümüzdeki dönemde daha dijital, daha ölçülebilir, daha denetlenebilir ve daha insan odaklı hale gelecek.
Özellikle şu alanların daha fazla önem kazanması bekleniyor:
Konferans 12-13 Mayıs 2026 tarihlerinde Ankara ATO Congresium’da gerçekleştirildi.
Konferansın ana mottosu “Geleceği Birlikte Şekillendiriyoruz: Herkes İçin Sürdürülebilir İSG” olarak açıklandı.
Sürdürülebilir İSG, insan odaklı güvenlik kültürü, yapay zekâ, büyük veri, kapalı alan güvenliği, yüksekte çalışma, yangın güvenliği ve dijital denetim sistemleri öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Konferans, işletmelere İSG’nin yalnızca yasal zorunluluk değil; üretim güvenliği, çalışan sağlığı, marka itibarı ve sürdürülebilirlik açısından stratejik bir yatırım olduğunu gösterdi.
Ekipman seçerken çalışma ortamındaki riskler, ürün standartları, kullanıcı konforu, bakım-kalibrasyon gereklilikleri ve doğru kullanım eğitimi birlikte değerlendirilmelidir.
10. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı, Türkiye’de İSG alanının artık daha profesyonel, daha teknolojik ve daha insan odaklı bir zemine taşındığını gösterdi.
İşletmeler için bundan sonraki süreçte en kritik konu, İSG’yi yalnızca denetim dönemlerinde hatırlanan bir zorunluluk olarak görmek yerine, günlük operasyonun doğal bir parçası haline getirmek olacak.
Çünkü iş güvenliği; doğru bilgi, doğru eğitim, doğru ekipman ve doğru kültür bir araya geldiğinde gerçek anlamda hayat kurtarır.